Ahlaki Haklara Sahip Olmak İçin Ne Gerekir?

Eğer öngörüler geçerli olur ve üstün yetenekli makineleri topluma entegre edebilirsek çok önemli bir sorunsal ile karşılaşmamız oldukça mümkün olacak. Robotlar ne gibi haklara sahip olacak? Asimov’un üç robot yasasını mı uygulayacağız? Peki ya robotlar da tıpkı insanlar gibi düşünebilir ve hissedebilirlerse? O zaman ne olacak? Asimov’un “The Positronic Man” isimli kıya öyküsünden uyarlanan Bicentennial Man filmi, en üstünkörü anlatım ile; bir robotun insanlarla aynı haklara sahip olmak için verdiği mücadeleyi ele alıyor. Bu filmi izleyen herkes, pek de düşünülmeyen, çok derin bir soruyla karşılaşır: ahlaki haklara sahip olmak için ne gerekir? Bu sorunun cevabı birçok ahlaki sorunsala da cevap olabilir; hayvan hakları, kürtaj, robotlar… Bu yazıda, birçok filozofun bu konudaki düşüncelerini sizlere sunacağım.

Faydacı olarak nitelendirebileceğimiz Jeremy Bentham bu konudaki ilk ismimiz. Bentham bir varlığın ahlaki açıdan haklara sahip olabilmesi için ya düşünebilme yetisinin ya da iletişim kurabilme kabiletinin olması gerektiğine inanıyor (Bentham 1969). Dolayısıla Bentham’a göre hem insanların hem de hayvanların haklara sahip olması gerektiği çıkarımında bulunabiliriz. İnsan ve hayvanların hem iletişim kurabildikleri hem de düşünebildikleri konusunda bir karşı argümanın olabileceğini düşünmüyorum.

Hayvan hakları konusunda önemli bir filozof olarak değerlendirebileceğimiz Peter Singer’ın ise Bentham’dan farklı bir görüşü var. Singer ise ‘sezi’ sahibi varlıkların haklara sahip olabileceğini iddia ediyor (Singer 2003). Bu düşünceyi biraz açmak lazım çünkü hem kelimenin Türkçe karşılığı hem de Singer’ın öne sürdüğü fikir biraz karışık. Singer’ın ‘sezi’ olarak nitelendirdiği düşünceyi en iyi şekilde acı çekme yetisi olarak nitelendirebiliriz. Dolayısla Singer’ın acı çekebilen varlıkların haklara sahip olması gerektiğine dair bir argümanı var. Önemli olan bir diğer nokta ise Singer’ın bahsettiği bu acının fiziksel oluşu. Aslında bu argümanın oldukça mantıklı olduğunu düşünüyorum. Sonuçta haklar bizi sorunlardan korumak için var. En büyük sorunların ise fiziksel acıya yol açtığını söylemek mümkün. Ancak sadece fiziksel acıdan ibaret değiller. Bu açıdan Singer’ın argümanı bence doğru fakat eksik.

Herhangi bir felsefi tartışmada Kant’a değinilmezse olmaz. Bu yüzden bu konuda da Immanuel Kant’ın düşüncelerine kulak verelim. Kant’ın düşünceleri tabii ki iki filozoftan da ayrılıyor. Kant bir varlığın haklara sahip olabilmesi için kendi benliğinin farkında olması gerektiğini düşünüyor (Kant 1963). Bu argüman ışığında insanların haklara sahip olması gerektiği kaçınılmaz bir gerçek –aslında her görüş için bir çıkarım bu oldu/oluyor/olacak. Ancak bu argüman bazı hayvanları kapsıyorken hepsini kapsamıyor. Kendi benliğinin farkında olma yetisini anlamamış olanlar olabilir. Var olduğunun farkında olmak olarak açıklayabildiğimiz bu kavramı bir ayna ile her karşı karşıya geldiğinde gördüğünün kendisi olduğunu anlayabilme olarak da açıklamak mümkün. Hangisini alırsanız artık.

Adını çok fazla kişinin duyduğunu düşünmediğim Michael Tooley ise oldukça marjinal olduğunu düşündüğüm bir argümanla karşımıza çıkıyor. Tooley bir varlığın bir hakka sahip olabilmesi için onu arzu edebilmesi gerektiğini düşünüyor (1994). Marjinal dediğime bakmayın, bu aslında oldukça zayıf bir argüman. Bu argüman ile bir tecavüzü haklı çıkarmak, mesela, oldukça mümkün. Bir tecavüzcü bir kadını cinsel olarak arzuladığını iddia edip bu sebeple onunla birlikte olmanın onun hakkı olduğunu aklayabilir. Bu örnek bile Tooley’nin argümanını çürütmek için yeterli olsa gerek.

Macarsitan asıllı Amerikan filozof Tibor Machan ise oldukça düz mantık bir amcamız. Eden bulur düşüncesiyle hareket ediyor olsa gerek, amcamız bir varlığın ahlaki haklara sahip olabilmesi için ahlaklı olması gerektiğini düşünüyor (Machan 2003). Bu düşünceyi ise sadece bir soruyla sallayabileceğimi düşünüyorum. Bir şeyin ahlaklı olup olmadığına kim karar veriyor? Ahlak değişmez, sabit bir kavram değil. Bu açıdan bu düşüncenin sorgulanabilir olduğunu düşünüyorum.

Benden önceki son durağımız ise  Mary-Anne Warren. Bu teyze biraz düşünen biraz da kolaya kaçan biri. Daha önceden saydığım tüm özellikleri sıralayarak başlayalım bu teyzenin argümanına. Düşünebilme yetisi, iletişim kurabilme yetisi, acı (fiziksel) çekebilme yetisi, arzu edebilme yetisi ve ahlaklı olmak şu ana kadar filozofların bir varlığın haklara sahip olabilmesi için ortaya arttığı fikirler. Teyzemiz bunların hepsini alıyor ve duyguyu ekliyor. Sonucunda şu özelliklere sahip bir varlığın haklara sahip olabileceğini iddia ediyor.

1. Düşünebilme yetisi

2. İletişim kurabilme yetisi

3. Acı (fiziksel) çekebilme yetisi

4. Arzu edebilme yetisi

5. Ahlaklı olabilme

6. Duygulara sahip olma (Warren 2003).

Aslında bakarsanız kendimi Mary-Anne Warren’a oldukça yakın hissediyorum. Çünkü ben de her zaman az biraz düşünüp çok fazla kolaya kaçan bir insanım. Bir açıdan da teyzemizden biraz farklıyım. O toparlayıcı bir rol üstlenirken ben yıkıcı olmayı tercih ediyorum. Bence fiziksel acı çekebilme yetisine ve duygulara sahip olan bir varlığın hakları olmalı. Çünkü haklar bu iki yetiyi korumak için var. Aslında bunu düşünebilmeyi de ekleyebiliriz. Fakat temelde duygulara sahip olan bir varlığın düşünebildiği tartışılamaz bir gerçek olmalı. Bunu başka bir zaman size anlatabilirim. Şimdilik bu kadar!

Okumalar

Bentham, J., An Introduction to the Principles of Morals and Legislation, chapter 17 (Burns, J. and Hart, H., eds.), Clarendon Press, Oxford, 1969.

Kant, I., Our Duties to Animals. Lectures on Ethics (Infield, L., trans.), pp. 239-241, Harper & Row, New York, NY, 1963.

Machan, T., Do Animals Have Rights?, p. 494. Contemporary Moral Problems, seventh edition (White, J., ed.), Wadsworth/Thompson Learning, Belmont, CA, 2003.

Singer, P., All Animals are Equal. Contemporary Moral Problems, seventh edition (White, J., ed.), pp. 472-481, Wadsworth/Thompson Learning, Belmont, CA, 2003.

Tooley, M., In Defense of Abortion and Infanticide, p. 191. The Abortion Controversy: A Reader (Pojman, L. and Beckwith, F., eds.), Jones and Bartlett, Boston, MA, 1994.

Warren, M., On the Moral and Legal Status of Abortion. Contemporary Moral Problems, seventh edition (White, J., ed.), pp. 144-155, Wadsworth/Thompson Learning, Belmont, CA, 2003.

Fatih Emre Öztürk

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: