Yanılsama

“Gerçek dünyam öldü!” dedi, Gizem’in suratına bakmadan. Kızgındı. Oysa ne zaman onun yüzünü görse, yüzüne bir gülümseme yayılırdı. İnsan ne garip varlıktı. Kalbi ile beyni ne kararsızdı , ne aldatıcıydı. Kalp biraz baskın gelse aşk oluyor, daha kötüsü öyle sanıyordu. Ancak beyin atak yaptığında, bütün gerçekler gün yüzüne çıkıyordu. Yüzüne baktığında dünyayı önüne sermeyi düşündüğü, o gücü ona hissettiren yüz, şimdi sıradandı. Bu gerçekle onun dünyası da ölmüştü, sandığı şeyler silinip gitmişti. Sarhoştu da aylar sonra ayılmış gibiydi. Yutkunup devam etti konuşmasına. “Yıllardır dağları tepeleri aştığım, içimdeki benlikle sende bulacağımı düşündüğüm o gerçek dünya, artık yok, anlıyor musun?” Sesinin öfkeli çıkmasını istemişti, ama neredeyse ağlayacak gibiydi. Üzüldüğü şey, bir yalana inanmasıydı. En acısı da kendine kanmasıydı. Ses tonu kendisini bile etkiledi, içindeki öfkeli deniz boğazına kadar geldi, yutkundu. “Bir şeyler yapabilirim?” dedi, ondan farksız olmayan karşısındaki kadın. Ama kadın da kendi sesini duysaydı yapılamayacağına emin olurdu. Birbirlerine karşı son cümleleri bunlar oldu.

O gün onunla birlikte kendini de bıraktı orada, Galata kulesinin alt sokağında. İçindeki gerçeklik ve dünya sevincini Arnavut kaldırımlarının arasına serpti. Yürürken adım adım vedalaştı ölen aşkıyla, umuduyla, gerçek olduğunu düşündüğü dünyasıyla… Valizini sürükleyip kendince, başka bir dünyaya doğru yola çıktı. Oysa insan kendini götürdüğü her yerde aynıydı; dünya denen film, o nerdeyse orada dönüyordu. Ya bu gerçekle henüz tanışmamıştı, ya da çoğu insan gibi o da düşünce ardı ediyordu. Umutla asla ölmeyeceğini düşündüğü, ancak öleceğine emin olduğu, “gerçek” bir dünyaya yürüyordu.

Kaldırım aralarına serptiği gerçekliğin tekrar, o an, o saniye yeşermesi ürpertti onu. Süte yayılan mürekkep gibiydi. Bu kadar hızlı mıydı? Bu kadar hızlı kandırabiliyor muydu kalp beynimizi? İçimizdeki bu saçmasapan umut denilen şey, kalbin beyni kısa süreliğine yanıltması mıydı? Peki, gerçekliği ne ölçerdi ki o zaman? Nasıl anlardık gerçek dünyayı? Ağır adımlarla yürümeye devam ederken valizinin taşlara çarptığında çıkardığı sesleri duydu. Aklına gelen düşüncelerle uyandığını ve uyanmayla kendinden nefret ettiğini düşündü. Her seferinde umut denilen şey, kalbinde çiçek gibi açmıştı. Burnuna kadar kokusu gelmişti oysa ki. Nasılda kanmıştı, kanmıştık? İnsan bu yanılsamalarla büyüyordu demek ki! Kendinden nefret edecek kadar büyütüyordu bunlar insanı. Her ikilem, her gerçeklik biraz daha büyütüyordu da yine de rolünden vazgeçmiyordu insan. Yazı, kader deyip türlü türlü isimler koyduğu bir döngünün içinde dönüp duruyordu, kendine biçilmiş rolden haberiz.

Peki, içinde kıpırdayan leş kokulu rüyaya ne demeliydi? Aptal insanlar her seferinde nasıl da kanıyordu. O her şeyin farkındaydı, öyle sanıyordu.

Uyandığına sevinerek gülümsedi. Artık farkındaydı ve farklıydı. Farkına varmadan ne çok yürümüştü, çürümüştü.

Taşlı eski İstanbul yolları yormuştu bedenini, yürürken düşündükleri de beynini. Artık daha iyiydi. Gerçek hayatın arasında verilen o reklamlara kanmayacağına emindi. Duraksayıp etrafına bakınırken bir kız çocuğunun elindeki balonları gördü, gülümsedi. Nohut pilavcı arabasını yavaş yavaş sürerken ona yetişmek için acele etti. Pilavını yerken bir bank aradı denize doğru ve bulduğu ilk banka oturdu. Çok geçmeden yanına birinin oturduğunu fark etti. Göz göze gelip gülümsediler. Burunlarına mis gibi bir koku geldi kalplerinden, yeni bir rüya başladı, koku ile birlikte. Yeni bir gerçek yolculuğuna çıkıldı o deniz manzaralı belediye bankında. Uzaklardan bir şarkı duyuldu…

“… Dünyayı gönlümce olacak sandım.

Boş yere aldandım, boşuna kandım.

Rengi gözümde solan dünyada…” /Neşet Ertaş

Şerife Irmak

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: