Masal

“Bir varmış bir yokmuş, her zaman başlamayan başlasa da bitemeyen bir masal doğmuş. Bu masal dediğimiz şey, bazılarımızda yeniden, yeniden başlarken bazılarımızda da başlamadan bitermiş. Bunu herkes bilirmiş ama kimseye söylemezmiş. Yıllarca herkesin bildiği ama hep sakladığı sırlardan biriymiş bu. Bütün insanlığın bildiği bu sır da parıltılı camlara defalarca yazılmış da görenler başını çevirmiş.” diye mırıldandı Damla.

Sahafta bulduğu eski bir kitabın iç kapağında yazıyordu bu cümleler. Tekrar tekrar okurken daha bir anlamlandı sanki söyledikleri. “Kelimeler!” dedi. Söyleyeceklerini bilse de şaşırmış bir yüz ifadesiyle gözlerini kocaman açarak, “Ne büyülü nesneler! Mürekkeple, kağıtla da buluşsalar, birinin ağzından da çıksalar öyle.” Sonra hayran kaldığı satırları tekrar okudu içinden.

Okurken kimseye söylemedikleri, söyleyemedikleri geldi aklına, yüzü kızardı. Kimse ona bakmıyordu, ama o sahaftaki büyük kitaplıkların ardına iyice saklandı. İçinde bitmeyen, bitse de başlayamayan bir hikayesi vardı. Çünkü nereye gitse kalbi, beyni onunla geliyordu. Beyninde çakıp düşen şimşeklerin verdiği yangın her seferinde ilk sefer gibi titretiyordu vücudunu.

Birden çok yorulduğunu fark etti. Üstündeki ağırlığın, geçmişinin ağırlığı olduğunu biliyordu. Derin bir nefes aldı, gırtlağındaki yangını göz yaşlarıyla söndürmeden önce. Yaşadıklarından kaçmaya çalıştıkça her şeyin, sahafta bulduğu bir kitabın bile ona “Hatırla!” demesi onu kahrediyordu. Bu tutukluğun geçmesine dair umudu bu kelimelerle bir kez daha sönüp gitmişti sanki.

Gözyaşları beklenmedik bir yağmur gibi boynuna doğru inerken gözlerini kapattı; artık gözyaşlarıyla arınmak bedenine yetmiyordu. Tonlarca gözyaşıyla yıkasa da kalbini, an gelip dönüp dönüp izliyordu, gözünün önündeki film şeridinden olup bitenleri. Artık günden güne daha kirlendiğini hissettiği bu bedenini temizlemek için başka bir arınma yöntemi bulmalıydı. Yaşadıklarıyla, yaşattıklarıyla yüzleşmeliydi. Aynada gözlerine bakmaktan korkarken nasıl yüzleşeceğini düşündü. “İnsan yaşadıklarıyla yüzleşmeye nasıl başlardı?” bu soruyu her fırsatta kendine alelade sormuyordu. Gerçekten merak ediyordu. Kafasında ilk zihnine düşen kelimeleri sıralayıp çaresini yine sözcüklerde aradı. “Anlatmak!” dedi. Kelimeler bazen çare, bazen de ilaç olabiliyordu. İlk önce kendine sonra başkalarına… Sonra “Utanmamak!” diye devam etti. Yıllarca kendinden öyle utanmıştı ki, mutlu olmaktan, üzülmekten daha iyi tanıdığı bir duyguydu, yakasını bırakmıyordu.

“Sonra ne olacak ki?” diye düşündü. Her karar verdiğinde üzerine çöken umutsuzluk ordusu kalbinin tam ortasına oturdu. Utanmak kadar iyi tanıyordu umutsuzluğu. Umutsuzluk denilen şey hastalıklı bir organ gibi hangi duyguya dokunsa hasta ederdi. Ne kadar her seferinde bunun farkına varsa da, umutsuzluk çoktan onun hislerini çoktan hasta etmiş oluyordu. İnsan fakirleşse de mutlu olurdu. Ama ruh fakirleşince, umutsuzluk denilen o yola girince; büyük ikramiye de konsa cebine intihar kadar çekici gelmiyordu gözüne.

Yine içten içe çürüdüğünü hissetti. O sırada elinde sıkı sıkıya tuttuğu kitabın arasından bir kağıt parçası düştü. “Masal bu ya, gökten ışık gibi süzülen bir ses duyulmuş, insanoğlu evvelinde bir günah işledi. Sonra günah işleyerek de o günahtan kurtuldu. Evvelinden bilirdi ki, her eylem bir arınma yoluydu. ’’ Damla okuduğu cümleleri sindirmeyi beklemedi. Kağıt parçasını bir çırpıda kitabın arasına koydu ve aldığı rafa dizdi.

Günahlarıyla arınma fikri her adımda çoğalttı Damla’yı. Bugüne kadar hapsettiği bütün duygularını kafesinden çıkarırken, güçlü ordusuyla birlikte gülümsediler. Birkaç gün sonra kendine işleyecek en uygun günahını buldu. Kafasında kurduğu darağacında her bir yeni günahıyla, ona yapılan kötülükleri astı. Her seferinde günahıyla paklanırken utanma duygusunu hazzın ele geçirdiğinden bihaberdi…

Şerife Irmak

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: