Gogol’da Sınıf Farklılıkları ve Gerçeküstücülük

Hayata atılan her gencin isteği düzenli bir iş, iyi bir aile hayatı ve bunlarla birlikte gelmesi beklenen mutlu bir yaşamdır, hiç kuşkusuz. Bu istek geçmiş zamanlarda da, bazı öncüllerinin farklılığıyla birlikte, aynı diyebileceğimiz bir parametrede seyretmiştir. Hayatı mutlu yaşama elzemi de bu parametlerin farklılıkları doğrultusunda bazı koşulların sağlanması gerekliliğini doğurmuştur. Bu gerekliliklerinden biri, bir dönem Avrupa’sında dikkat çeken mevkii, bir başka deyişle soyluluk derecesiydi. Bir insanın ne kadar kerim ise o kadar hürmet gördüğü bu dönemlerin, bu özelliğinin dikkatimi çekmesine sebep olan şey ise bir kitap oldu. Gogol’ün “Bir Delinin Hatıra Defteri” isimli kitabındaki “Bir Delinin Hatıra Defteri”, “Palto” ve “Burun” öykülerinde Gogol tarafından vurgulanan bu durum oldukça ilgi çekiciydi.

Varlık Yayınlarından basılan, Nihal Yalaza Taluy tarafından çevrilen 101 sayfalık bu esere bir bütün olarak bakacak olur isem, genel olarak fantastik öğeleri başarılı bir şekilde kullanan Gogol’un yazarı metnin içine çektiğini de söylemem gerekir. Okunması oldukça kolay bir kitap olmasına karşın, Gogol’ün yazarı metnin içine çektiği kısımların akıcılığa bir darbe vurduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bir bütün olarak incelendiğinde ise başarılı demekte zorlanacağım bu eser için üç öyküde de gözlemlenilebilen mevkii vurgusunun işaret edilmesi gerektiğini düşündüm.

Kitaba ismini veren “Bir Delinin Hatıra Defteri” isimli öykü, aynı zamanda kitabın ilk öyküsü. Aksenti İvanoviç isimli bir memurun günlüğüne ışık tutan “Bir Delinin Hatıra Defteri” fantastik öğelerin yoğunlukla görüldüğü bir parça ile başlıyor. Elbette ki fantastik öğelerin olduğu yerde, dönemin yazarları için delilik kaçınılmazdır. Çalışmış olduğu dairenin genel müdürünün kızına aşık olan İvanoviç’in köpeklerin konuştuğunu düşünmesine ek olarak kendisini İspanya kralı zannetmesiyle delilik olgusunun iyice artar ve İvanoviç’in öyküsü, İspanya zannettiği tımarhanede son bulur. Kitabın ilk öyküsü olan bu öyküde, mevkiiye yine birçok yerde işaret edilir. Şube müdürünün İvanoviç’i genel müdürün kızına kur yaptığı için kızmasından sonra İvanoviç’in buna içerlenerek “Alt tarafı bir 6. derece memur…”1 demesi ve buna ek olarak kendisinin de 7. derece memur olmasından kaynaklanacak, tiyatrolara olan sevdasından bahsederken “14. derece memurlarla alay eden şiir pek hoş.”2 demesi yine mevkiiye yapılan vurgulardan birisi. Bireyi adam yerine koyan niteliğin mevkii olarak lanse edilmesi, ilk öykü olan “Bir Delinin Hatıra Defteri”nde bariz bir şekilde görülebilir.

Kitabın ikinci öyküsünün adı “Palto”. Bu öykünün kahramanı ise tüm bu mevkii işlerinden tamamen uzak görünen, etliyle sütlüye karışmadan ekmeğini taştan çıkartan çalışkan bir 7. derece memur olan Akaki Akakiyeviç. Akakiyeviç’in iş arkadaşları tarafından alay konusu olan eskimiş paltosunun yerine oldukça zor koşullar altında yeni palto diktirmesini ve yeni paltosunun sırtına geçirdikten sonra arkadaşları tarafından daha çok itibar görmesiyle başlayan öykünün dönüm noktası Akakiyeviç’in paltosunu çaldırması olur. Çalınan paltosunun peşine düşen Akakiyeviç’in çalmadığı kapı kalmamasına rağmen istediği yardımı alamayınca soğuk havaların zalimliğinden dünyaya baktığı gözlerini kapatıp ahiret için bir daha açar. Öykü bu kısımdan sonra tıpkı mevkii gibi tüm öykülere hakim olan bir başka özellik olan fantastik öğelerle dolar. Yüksek derece memurların paltolarını çalan bir hayalet şehre dadanır. Bu hayaletin şehirden gidişi de yine Akakiyeviç’i adam yerine koymayan ve dolayısıyla Akakiyeviç’in iki elinin yakasında olduğu devlet görevlisinin paltosunun çalınmasıyla aynı zamana gerçekleşir. “Palto” öykünün bu gidişatının içerisinde mevkii vurgusunu çok bulundurur. Daha öykünün başında “…daire ve büroların başında bulunanların hepsi makamları adına fazlasıyla alıngan olur…”3 diyerek yazarı öyküye dahil eden Gogol, ilerleyen bölümlerde Akakiyeviç’in doğumunu müjdelerken(!) “…Küçük Akaki suya daldırılırken ömrü boyunca 7. derece memur kalacağını anlamış gibi yüzünü ekşiterek acı acı ağladı…”4 sözüyle vurgulayarak bir kere daha mevkiiye vurgu yapıyor.

Kitabın üçüncü ve son öyküsünün adı ise “Burun”. İvan Yakovleviç isimli bir berberin 9. dereceden(!) memur olan Kovalev’in burnunu kesmesi ve Kovalev’in burnunu arayışını, buluşunu, geri takamayışını, taktıktan sonraki yaşantısını anlatan bu öyküde yine fantastik öğelere rastlamak mümkün. Kendi kendine hareket edip 6. dereceden memur olan burunlar sanırım bunun en iyi örneğini oluşturuyor. Bu öyküdeki mevkii vurgusuna gelecek olur isem yine iki adet örnek vereceğim. Kovalev’in memuriyetinde 9. dereceye gelişini anlatırken yine yazarı metne dahil ederek tıpkı “Palto” isimli öykünün başında yaptığı gibi “…Bizim Rusya öyle garip bir ülkedir ki, bir 9. derece memurdan söz açınca Riga’dan Kamçatka’ya kadar bütün 9. derece memurlar kendilerinden söz edildiğini sanarak alınırlar…”5 diyerek mevkiiye işaret eden Gogol, yine burnunu bulduktan sonra tekrar yüzüne yerleştirilmesini isteyen Kovalev’in bu işlemin mümkün olmadığını duyunca doktora “Son derece seçkin bir çevrem var. Hatta bu gece bile iki yere davetliyim. 6. dereceden memurun dul karısı bayan Çehtareva’nın evine, kurmay ailesi Podtoçina’ya…”6 demesi, mevkiiye yapılan bir başka vurgu oluyor.

1800’lü yılların ortalarında kaleme alınan bu öykülerde dikkat çeken mevkii vurgusu aslında şimdilerde de karşımıza çıkan bir soruna işaret ediyor. İnsanın varlığından veyahut benliğinden önce sıfatının ilerletildiği ve dolayısıyla saygı gördüğü anlayış, insanlığın sahip olduğu en hasta düşüncelerden biri, kuşkusuz. Ne zaman ki insanlar, Gogol’ün öykülerindeki gibi, işlerini yaparken insanların sıfatlarına değil, insanlıklarına saygı duyacaklar, o zaman insanlık için umut beslemeye hakkımız olacak.

Öykü Yelen

Kaynaklar

  1. Gogol, Bir Delinin Hatıra Defteri, Çev.: Nihal Yalaza Taluy, Varlık Yayınları, Aralık, 2012, Sayfa 11
  2. Gogol, Bir Delinin Hatıra Defteri, Çev.: Nihal Yalaza Taluy, Varlık Yayınları, Aralık, 2012, Sayfa 12
  3. Gogol, Bir Delinin Hatıra Defteri, Çev.: Nihal Yalaza Taluy, Varlık Yayınları, Aralık, 2012, Sayfa 37
  4. Gogol, Bir Delinin Hatıra Defteri, Çev.: Nihal Yalaza Taluy, Varlık Yayınları, Aralık, 2012, Sayfa 39
  5. Gogol, Bir Delinin Hatıra Defteri, Çev.: Nihal Yalaza Taluy, Varlık Yayınları, Aralık, 2012, Sayfa 78
  6. Gogol, Bir Delinin Hatıra Defteri, Çev.: Nihal Yalaza Taluy, Varlık Yayınları, Aralık, 2012, Sayfa 94

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: