Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?

Halk arasında benim oldukça garip bulduğum bir inanış vardır. “Dünyanın en zengin insanları servetlerinin bir kısmını fakir insanlara verseler; fakirlik diye bir şey kalmaz” der amcalarımız, teyzelerimiz. Bu düşünce elbette dünyanın sayılı zenginlerinin olumlu sayılabilecek bir yönüne vurgu yapmakta. Ancak Zygmunt Bauman, “Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?” isimli inceleme kitabında bu konuda biraz daha farklı bir düşüncede.

Benim açımdan hiç kuşkusu yok ki söz konusu insanlar olduğunda eşitlikten bahsetmek oldukça güç bir şey. Bauman’ın toplumsal eşitsizlik üzerine verdiği bilimsel değerler bu görüşümü destekler nitelikte. Dünyanın en zengin 1000 insanını düşünelim. Verilere göre, bu 1000 insanın mal varlığı toplandığında ortaya çıkan değer; dünyanın en fakir 2,5 milyar insanının mal varlığının iki katı değerinde. Gözlerin istemsizce fal taşı misali açılmasına sebep olan bu veri, toplumsal eşitsizliğin ne seviyede olduğunu kanıtlar şekilde.

Peki, toplumlarda karşılaşılan bu eşitsizliğin sebebi nedir? Bauman bu soruyu bir kısır döngü ile cevaplıyor. Bauman’a göre, zengin insanların zenginleşmelerinin tek sebebi zengin olmaları. Aynı mantıkla yola çıkan Bauman, fakirlerin fakirleşmesinin sebebinin ise fakir olmalarından geçtiğini söylüyor. Bu düşünce, bana bir arkadaşımla yaptığım konuşmayı anımsattı. Her zaman kendi işinin patronu olmayı arzulayan arkadaşım, bu arzusunu gerçekleştirebilmek için belki de sayısız planla yanıma gelmiştir. Her planının hüsranla yok oluşuna tanık oluşum, beni biraz üzse de, arkadaşımın hayal kırıklığıyla ağzından çıkan isyan, Bauman’ın bu düşüncelerine oldukça paralel. Arkadaşım da Bauman’a benzer bir şekilde “Çok para kazanmak için çok paraya ihtiyacım var.” der. Bu söz, oldukça çelişkili ve hatta mantıksal çerçevede anlamsız bir cümle gibi görünse de, gerçeği, belki de, gerçekten daha iyi gösteren bir ayna konumunda.

Bauman eşitsizliğin, eşitsizliğe olan inanç sayesinde varlığını sürdürdüğüne inanıyor. Bu bağlamda insanları suçluyor. İnsanlar yanlış giden bazı şeylerin farkında değiller ve insanları bu farkındalıktan alıkoyan en önemli etken eşitsizliğin kendisi. Aslında bu konuda Bauman’a katılmanın benim açımdan çok mümkün olduğunu düşünmüyorum. Eşitsizliğin varlığını sürdürebilmesinin tek sebebinin bireysel farklılıklar olduğunu düşünüyorum. Yeterli çaba, yeterli zaman ve yeterli fırsatla eşitsizliğin zincirlerinin kırılabileceğinin düşüncesindeyim. Bireysel farklılıklar bu noktada devreye giriyor. Bazı insanlar yeterli çabayı gösteremezken bazıları işlerine yeterli zamanı vermiyorlar. Bazıları yeterli fırsatla karşılaşamazken bazıları saydığım bu üç unsura dahi erişemiyor. Böyle bir durumda eşitsizliğin toplumsal bir norma dönüşmesi kaçınılmaz sonumuz oluyor. Bu noktada hırs ve rekabetin oldukça önemli olduğu kanısındayım. Ancak Bauman’ın benimle aynı fikirde olduğunu söylemek oldukça güç.

Bauman, rekabet karşıtı konumunda. Rekabetin eşitsizliği oluşturan ve büyüten koşullardan biri olduğu görüşünden yana görünüyor. Hırstan kimsenin faydalanamayacağını dahi söyleyen Bauman’a bu noktada katılmanın imkânsız olduğunu düşünüyorum. Çünkü eşitsizliği engellemenin en basit yolunun hırstan geçtiği görüşündeyim. İnsanların bir şeyleri yapabilmelerinin ilk koşulunun o şeyi istemeleri olduğunu düşünüyorum. İstedikleri şeyleri yapabilmelerinin ilk koşulunun ise hırs olduğu görüşündeyim. Eğer bir şey yapmaya dair istek hırsla harmanlanmıyorsa o şeyin gerçekleştirilebilmesi yalnızca şans gibi dış etkenlerce belirlenebilir. Dış etkenler ise her zaman eşitsizliği destekleyecektir. Bu bağlamda eşitsizliğin önüne dikilecek olan duvarın harcının hırstan yapılacağı kanısına varmak yanlış olmayacaktır.

Her ne kadar Bauman eşitsizliği başarıyla açıklamış olsa da; eşitsizliğin nasıl engelleneceğine dair bir şey belirtmiyor. Fakat ben yeteri kadar hırsın yardımı ile her türlü eşitsizliğin engellenebileceği görüşündeyim. Bu noktada hırsın eşitsizliği engelleyebilecek tek unsur olmadığını da belirtmeliyim. Sonuçta arkadaşımın da defalarca hayal kırıklıklarından oluşturduğu harflerle belirttiği gibi “Çok para kazanmak için çok paraya ihtiyaç vardır.”

Öykü Yelen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: