Blog

“She Moved Through the Fair” Şarkısının Şiirsel İncelemesi

Kıta 1My young love said to me,My mother won’t mindAnd my father won’t slight youFor your lack of kine.And she stepped away from meAnd this she did say:It will not be long, Love,‘Til our wedding day. Kıta 2As she stepped away from meAnd she moved through the fairAnd fondly I watched herMove here and move““She Moved Through the Fair” Şarkısının Şiirsel İncelemesi” yazısının devamını oku

Saç Örgüsü

“Bana tek bir kelime söyle,” dedi Deniz, gözlerini yıldızlardan ayırmadan. Burak kafasının ardına ellerini koyup çimlere uzanmıştı. Deniz ile kolları birbirine dokunuyordu. Ne dediğini anlamamış gibi dönüp Deniz’e baktı. “Bana bir kelime söyle hadi! Ben de sana ilk aklıma gelen hikayemi anlatayım,’’ dedi. “Beni tanımak istediğini söyledin. Bunun için bunu yapman gerek” Burak belli belirsiz“Saç Örgüsü” yazısının devamını oku

Küskünüm Yıldızlara

Tenime dokunan serin, rüzgarlı havaya karşı tereddüt etmeksizin yürüyorum geceleyin. Yıldızları arıyorum hudutsuz gökyüzünde. Parlak ve benden oldukça uzak o yıldızları görme umuduyla korkusuzca, kirpiklerimi ıslatan ılık gözyaşlarımla yürüyorum. Küskünüm yıldızlara. Beni bıraktılar… Beni öylece, yapayalnız ve kimsesiz bırakarak kaçtılar benden. Sonrasında ise karanlığın arkasına gizlendiler; ışıklarını söndürdüler ve uzaklaştılar benden. Nedenini bilmiyorum. Karanlık ruhuma“Küskünüm Yıldızlara” yazısının devamını oku

Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?

Halk arasında benim oldukça garip bulduğum bir inanış vardır. “Dünyanın en zengin insanları servetlerinin bir kısmını fakir insanlara verseler; fakirlik diye bir şey kalmaz” der amcalarımız, teyzelerimiz. Bu düşünce elbette dünyanın sayılı zenginlerinin olumlu sayılabilecek bir yönüne vurgu yapmakta. Ancak Zygmunt Bauman, “Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?” isimli inceleme kitabında bu konuda biraz daha farklı“Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?” yazısının devamını oku

İki Adımlık Yerkürenin En Güzel Kadını

Ölüm söz konusu olunca dünyadaki çoğu şey önemi yitirir. Sonsuz olan bilgi bile, ölümün önünde diz çöker. Öylesine kuvvetlidir ki, bazı insanlar kudretinin büyüklüğünden etkilenirler. Ölüm kuşkusuz hayran olunacak bir şeydir. Fakat yaşamanın özü, ölümün büyüklüğünün bilince olup ona olan hayranlığı bir kenara atmaktadır. Bu özü kavrayamayıp kendisini başka düşüncelerle besleyen insanlar da yok değildir.“İki Adımlık Yerkürenin En Güzel Kadını” yazısının devamını oku

Yüzleşme

Renkli çiçeklerin arasından geçip kendini kambur gibi hissettiren sırt çantasıyla ağır aksak, tabutun yanına yaklaştı. Elini tabuta koydu, sonra geri çekti. Gözlüğünü burnunun üstündeki yerine elleriyle yerleştirip, dudaklarını büktü. Etrafındaki çiçeklere tekrar göz gezdirip tabutun üstündeki fotoğrafa dalgın dalgın baktı. Tabutun önünde herkesten ayrı duran sandalyenin etrafında bir tur atıp elini tekrar tabutun önüne koydu.“Yüzleşme” yazısının devamını oku

Gogol’da Sınıf Farklılıkları ve Gerçeküstücülük

Hayata atılan her gencin isteği düzenli bir iş, iyi bir aile hayatı ve bunlarla birlikte gelmesi beklenen mutlu bir yaşamdır, hiç kuşkusuz. Bu istek geçmiş zamanlarda da, bazı öncüllerinin farklılığıyla birlikte, aynı diyebileceğimiz bir parametrede seyretmiştir. Hayatı mutlu yaşama elzemi de bu parametlerin farklılıkları doğrultusunda bazı koşulların sağlanması gerekliliğini doğurmuştur. Bu gerekliliklerinden biri, bir dönem“Gogol’da Sınıf Farklılıkları ve Gerçeküstücülük” yazısının devamını oku

Benden Geriye Kalan

Geçmiş bana baktı. Bir an için öylesine dostane baktı ki onu tekrardan sevebileceğimi sandım. Ona baktığımda bakışlarında acıyı ve dehşeti gördüm. “Git.” dedi keder dolu bakışlarıyla. “Git ve sakın arkana bakma.” Acı, keder, elem, pişmanlık… Bir an için onun sözlerine uyup gitmeli miyim, diye düşündüm. Gidemezdim, dönemezdim, kalamazdım da. Öylece durdum. Gelecek baktı bana. Öylesine“Benden Geriye Kalan” yazısının devamını oku

Apaçık Hissiz

Filmler, kitaplar, hafif müzikler.Yanmaktan dibini görmüş mumlar, küllenmiş bir tütsü.Yarım söndürülmüş sigaralarla dolu bir küllük.Dağınık bir oda.Dağınık bir kafa.İçki şişeleri, dibi tortu lekesi tutmuş kadehler.Bir de şarap lekesini asla çıkaramadığın ekru masa örtüsü.Ne çok şey eşlik ediyor harika yalnızlığına.Arkadaşlarına öve öve bitiremediğin o harika mutluluğuna.Anısı olan bir şarkıda gözlerine dolan o anlamsız gözyaşlarına.Halbuki ne kadar“Apaçık Hissiz” yazısının devamını oku

BABAYA MEKTUP’TA “BABA” OTORİTESİNİN SEBEP OLDUĞU SORUNLAR

Sarsılmaz bir güç olarak çocukluğumuza damga vuran figürlerin başında yer alır baba. Bizim babamızın herkesin babasından daha güçlü olduğunu sanır, onun dediği her şeyin doğru olduğunu düşünürüz. Bu oteriteye karşı gelmek ise düşünülemez bir şeydir çocuklukta. Fakat yaşlar ilerledikçe bu güç, bu oterite deli akan kanın etkisiyle rahatsız edici olmaya başlar. O sarsılmaz otorite artık“BABAYA MEKTUP’TA “BABA” OTORİTESİNİN SEBEP OLDUĞU SORUNLAR” yazısının devamını oku

Yükleniyor…

Bir yanlışlık oldu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.


Follow My Blog

Get new content delivered directly to your inbox.

%d blogcu bunu beğendi: