Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?

Halk arasında benim oldukça garip bulduğum bir inanış vardır. “Dünyanın en zengin insanları servetlerinin bir kısmını fakir insanlara verseler; fakirlik diye bir şey kalmaz” der amcalarımız, teyzelerimiz. Bu düşünce elbette dünyanın sayılı zenginlerinin olumlu sayılabilecek bir yönüne vurgu yapmakta. Ancak Zygmunt Bauman, “Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?” isimli inceleme kitabında bu konuda biraz daha farklı“Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?” yazısının devamını oku

Benden Geriye Kalan

Geçmiş bana baktı. Bir an için öylesine dostane baktı ki onu tekrardan sevebileceğimi sandım. Ona baktığımda bakışlarında acıyı ve dehşeti gördüm. “Git.” dedi keder dolu bakışlarıyla. “Git ve sakın arkana bakma.” Acı, keder, elem, pişmanlık… Bir an için onun sözlerine uyup gitmeli miyim, diye düşündüm. Gidemezdim, dönemezdim, kalamazdım da. Öylece durdum. Gelecek baktı bana. Öylesine“Benden Geriye Kalan” yazısının devamını oku

Çiy Tanesi

bir çiy tanesi usulca düşerken güneşin gölgelediği yaprağın gövdesinden, teninin kokusuyla gözbebeklerinde yansımak ister bedenim. ellerinden kalp atışlarını hissederek aşkı yaşamak isterim. ve her cam buğusu gördüğümde kendi adım yerine, adını yazmak.labirent oluşturan hayallerin imkânsızlığında, imkânına tutunarak kaçırdığım bütün trenlerin gittiği yere ulaşmak niyetim. sokakların sahipsizliğine sığınıp seni elde etmek ve tüm o sahipsiz sokaklarda“Çiy Tanesi” yazısının devamını oku

Hiç Başlanmamış Mektup

24 Haziran… Bugün sana çok daha başka bir ben olarak yazıyorum. Daha büyümüş ve daha çocuk olarak… Kalemimden neler dökülecek diye ben de merak içerisindeyim. Ama şunu biliyorum. Bu yazı seni bir öncekiler gibi üzmeyecek, ağlatmayacak. Daha yolun başındasın. Ancak yolun sonu gelmiş gibi bir yorgunluk var üzerinde. Milyonlarca adım atmışlık, yolu bitirmenin rehaveti ve“Hiç Başlanmamış Mektup” yazısının devamını oku

İnsanın Pandemi Hali

Bazenlerin, keşkelerin, öncedenlerin sıkça kullanıldığı bir zamanda yaşıyor insanoğlu. İstemese bile yapmak zorunda olduğu, istese de yapamayacağı tezatlarla dolu yeni bir dünya şimdiki zaman. Onca kısıtlamanın arasından yeşertmeye çalıştığı, bir o kadar da ruh sağlığını sağlam tutmaya çalıştığı bu dönemde en çok cebine koyduğu şey empati değil de ne? Kaldırımlar arasına sıkışıp kalmış bir çiçeğe“İnsanın Pandemi Hali” yazısının devamını oku

Hayatın Anlamı Nedir?

Hayatın anlamı bir kelimeyle anlatılabilir mi? Belki saflıktır, ama görünüşte basit olan bir soruya basit bir cevap istemekte yanlış bir şey yoktur: Neden yaşıyoruz? Bu yazıda, son 5000 yılda bu soruyu ele alan en önemli görüşleri listeleyeceğim. Hayatın anlamı ile ilgili tüm görüşler şu başlıklar altında toplanıyor: hayatın nesnel bir anlamı vardır; hayatın öznel bir“Hayatın Anlamı Nedir?” yazısının devamını oku

Kant’ın Etik Anlayışı: Bölüm I

Kant, kişinin her zaman insanlığa ister kendi şahsında, ister başkasının şahsında, asla basit bir araç olarak değil; her zaman aynı zamanda bir amaç şekilde davranması gerektiğini belirtir. Bu iddiayı anlamak için bir kişiye “araç” muamelesi yapmanın ne olduğunu bilmek gerekir. Kant’a göre, yaptığımız her eylem bir veya daha fazla maksimimizin bir yansımasıdır. Eylemin maksimi, kişinin“Kant’ın Etik Anlayışı: Bölüm I” yazısının devamını oku

Ahlaki Haklara Sahip Olmak İçin Ne Gerekir?

Eğer öngörüler geçerli olur ve üstün yetenekli makineleri topluma entegre edebilirsek çok önemli bir sorunsal ile karşılaşmamız oldukça mümkün olacak. Robotlar ne gibi haklara sahip olacak? Asimov’un üç robot yasasını mı uygulayacağız? Peki ya robotlar da tıpkı insanlar gibi düşünebilir ve hissedebilirlerse? O zaman ne olacak? Asimov’un “The Positronic Man” isimli kıya öyküsünden uyarlanan Bicentennial“Ahlaki Haklara Sahip Olmak İçin Ne Gerekir?” yazısının devamını oku

Omzumda Taşıdıklarım

Bugün günlerden çaresizlik olabilirim… Renklerden tebessüm, aylardan hüzün, sokaklardan çıkmaz sokak, henüz görülmemiş bir düş… Üzerinde nefes aldığımız bu eşsiz gezegenin içinde bir yerlerde, benim gibilerden kaçıyor olabilirim. İstediğim zaman bulunabilirim. Bulmak isteyen kim varsa onu kurak topraklarımda, yüksek tepelerimde güzelce ağırlayabilirim. Ben ne yerim ne de bir kimse. Yorgun bir dimağ ya da belki“Omzumda Taşıdıklarım” yazısının devamını oku