Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?

Halk arasında benim oldukça garip bulduğum bir inanış vardır. “Dünyanın en zengin insanları servetlerinin bir kısmını fakir insanlara verseler; fakirlik diye bir şey kalmaz” der amcalarımız, teyzelerimiz. Bu düşünce elbette dünyanın sayılı zenginlerinin olumlu sayılabilecek bir yönüne vurgu yapmakta. Ancak Zygmunt Bauman, “Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?” isimli inceleme kitabında bu konuda biraz daha farklı“Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?” yazısının devamını oku

Monteigne ve Rand Karakterlerinden “Ben’in Mükemmelliği” Doktrini

Ayn Rand, “Kendi kişiliğinizin kıymeti uğruna mücadele edin. Kendi gururunuz uğruna mücadele edin. İnsan tabiatının özü olan hükümran ve rasyonel zihniniz uğruna mücadele edin. Ahlakınızın yaşamanın ahlakı olduğuna, mücadelenizin, yeryüzünde var olmuş her başarının, her kıymetin, her yüceliğin, her güzelliğin, her iyiliğin mücadelesi olduğunu bilmenin verdiği mutlak güven ve dürüstlükle mücadele edin.” der, objekvivizm adını“Monteigne ve Rand Karakterlerinden “Ben’in Mükemmelliği” Doktrini” yazısının devamını oku

Hayatın Anlamı Nedir?

Hayatın anlamı bir kelimeyle anlatılabilir mi? Belki saflıktır, ama görünüşte basit olan bir soruya basit bir cevap istemekte yanlış bir şey yoktur: Neden yaşıyoruz? Bu yazıda, son 5000 yılda bu soruyu ele alan en önemli görüşleri listeleyeceğim. Hayatın anlamı ile ilgili tüm görüşler şu başlıklar altında toplanıyor: hayatın nesnel bir anlamı vardır; hayatın öznel bir“Hayatın Anlamı Nedir?” yazısının devamını oku

Kant’ın Etik Anlayışı: Bölüm I

Kant, kişinin her zaman insanlığa ister kendi şahsında, ister başkasının şahsında, asla basit bir araç olarak değil; her zaman aynı zamanda bir amaç şekilde davranması gerektiğini belirtir. Bu iddiayı anlamak için bir kişiye “araç” muamelesi yapmanın ne olduğunu bilmek gerekir. Kant’a göre, yaptığımız her eylem bir veya daha fazla maksimimizin bir yansımasıdır. Eylemin maksimi, kişinin“Kant’ın Etik Anlayışı: Bölüm I” yazısının devamını oku

WOOLF’UN KENDİNE AİT BİR ODA’DAKİ ARGÜMANI

Kadınların edebiyattaki yeri düşünüldüğünde gelmiş geçmiş en kapsamlı yapıtlardan birisi kuşkusuz Kendine Ait Bir Odadır. Virginia Woolf tarafından kaleme alınan bu yapıt kadınların neden erkekler kadar yetkin kurmaca yazarı çıkartmadığı sorusuna detaylı bir araştırma sonucu cevap veriyor. Woolf’a göre kadınların erkekler kadar iyi yapıt yapabilmesinin dört koşulu var; “…para kazanma, kendilerine özel bir oda yaratma,“WOOLF’UN KENDİNE AİT BİR ODA’DAKİ ARGÜMANI” yazısının devamını oku

Locke, Mill’e Karşı: Çoğunluğun Azınlığa Etkisi

Çoğunluk seçimlerinin toplumda yaşayan herkesin hayatını etkilediğine dair hiçbir şüphe olmamalıdır. İngiliz filozof John Locke, her bir çoğunluk eyleminin bir azınlık eylemi olduğunu savunur. Aksine, Amerikalı filozof John Stuart Mill, çoğunluğun azınlık üzerindeki etkisinin, azınlık için özgürlüğün kısıtlanması olduğunu iddia ediyor. Bu denemede hem Locke hem de Mill’in çoğunluk hakkındaki fikirlerini açıklamayı planlıyorum. Ardından, çoğunluk“Locke, Mill’e Karşı: Çoğunluğun Azınlığa Etkisi” yazısının devamını oku