İki Adımlık Yerkürenin En Güzel Kadını

Ölüm söz konusu olunca dünyadaki çoğu şey önemi yitirir. Sonsuz olan bilgi bile, ölümün önünde diz çöker. Öylesine kuvvetlidir ki, bazı insanlar kudretinin büyüklüğünden etkilenirler. Ölüm kuşkusuz hayran olunacak bir şeydir. Fakat yaşamanın özü, ölümün büyüklüğünün bilince olup ona olan hayranlığı bir kenara atmaktadır. Bu özü kavrayamayıp kendisini başka düşüncelerle besleyen insanlar da yok değildir.“İki Adımlık Yerkürenin En Güzel Kadını” yazısının devamını oku

Çiy Tanesi

bir çiy tanesi usulca düşerken güneşin gölgelediği yaprağın gövdesinden, teninin kokusuyla gözbebeklerinde yansımak ister bedenim. ellerinden kalp atışlarını hissederek aşkı yaşamak isterim. ve her cam buğusu gördüğümde kendi adım yerine, adını yazmak.labirent oluşturan hayallerin imkânsızlığında, imkânına tutunarak kaçırdığım bütün trenlerin gittiği yere ulaşmak niyetim. sokakların sahipsizliğine sığınıp seni elde etmek ve tüm o sahipsiz sokaklarda“Çiy Tanesi” yazısının devamını oku

Kant’ın Etik Anlayışı: Bölüm I

Kant, kişinin her zaman insanlığa ister kendi şahsında, ister başkasının şahsında, asla basit bir araç olarak değil; her zaman aynı zamanda bir amaç şekilde davranması gerektiğini belirtir. Bu iddiayı anlamak için bir kişiye “araç” muamelesi yapmanın ne olduğunu bilmek gerekir. Kant’a göre, yaptığımız her eylem bir veya daha fazla maksimimizin bir yansımasıdır. Eylemin maksimi, kişinin“Kant’ın Etik Anlayışı: Bölüm I” yazısının devamını oku

Karamsar Samim & Minimalist Bahattin

Adı Samim idi. Karamsar ruh halinin sarmış olduğu havası, onu oldukça sıkıcı bir insan yapıyordu. Çok fazla arkadaşı yoktu. Bunda sıkıcı olmasının yanında saf olmasının da sebebi çoktu. Saflık, aslında, mutluluğu ve olumlu düşünmeyi beraberinde getirmeliydi. Fakat Samim için; bu, çok da mümkün değildi. Başına hiçbir zaman iyi bir şey gelmemişti ki! O gün, Samim“Karamsar Samim & Minimalist Bahattin” yazısının devamını oku

Ahlaki Haklara Sahip Olmak İçin Ne Gerekir?

Eğer öngörüler geçerli olur ve üstün yetenekli makineleri topluma entegre edebilirsek çok önemli bir sorunsal ile karşılaşmamız oldukça mümkün olacak. Robotlar ne gibi haklara sahip olacak? Asimov’un üç robot yasasını mı uygulayacağız? Peki ya robotlar da tıpkı insanlar gibi düşünebilir ve hissedebilirlerse? O zaman ne olacak? Asimov’un “The Positronic Man” isimli kıya öyküsünden uyarlanan Bicentennial“Ahlaki Haklara Sahip Olmak İçin Ne Gerekir?” yazısının devamını oku

Hofstede’nin Kültürel Boyutlar Teorisi

Günümüze kadar kültürün ne anlama geldiğine dair birçok tanım yapılmıştır. Kesin olan onun kolektifliğidir. Bu yönden kültürler arasında bir bağlantı olmadığını söylemek yanlış olur. Ancak bu bağlantılar bir kültürün karakteristik özelliklerini değiştirmez. Bu fenomeni anlamak için, ünlü sosyal psikolog Geert Hofstede kültürleri altı boyutta sınıflandırdı. Bu denemede, Hofstede’nin modelini irdeleyeceğiz. Hofstede, kültürel farklılıkları analiz etmek“Hofstede’nin Kültürel Boyutlar Teorisi” yazısının devamını oku